ALLAH’A İMAN

Allâh vardır ve bunda şek, şüphe yoktur. Allâh’ın varlığına iman etmek ise farzır, iman şartlarının ilkidir. Allâh’ın varlığına dair naklî deliller ise şunlardır: Allâh İbrahim Suresi’nin 10. ayetinde şöyle buyurdu: أَفِى اللَّهِ شَكٌّ “Allâh’ın varlığında şüphe mi vardır!” Ez-Zâriyât Suresi’nin 21. ayetinde de şöyle buyruldu: وَفِي أَنفُسِكُمْ أَفَلَا تُبْصِرُونَ  “Nefislerinizde de (hücrelerden vücud yapınıza kadar) […]

ELİN GÜNAHLARI

ELİN GÜNAHLARI ELİN GÜNAHLARI Günahların toz tanecikleri gibi çok, insanların günahlar içerisinde, bir okyanusun içindeki ufacık kum taneleriymişçesine savrulduğu bu zamanda, bir Müslüman olarak, neyin haram neyin helal olduğunu bilip bu haramlardan sakınmak üzerimize farz kılınmıştır. İslâm Dininde, organlarla işlenen günahlar, organların adıyla anılmaktadır. Bu organlardan birisi de eldir. Kişinin eliyle işlemiş olduğu günahlar, “Elin […]

SADAKA VE İNFAK

SADAKA VE İNFAK Muhakkak ki Peygamber Efendimiz insanları karanlıktan aydınlığa çıkarmak; onları hayır ve felaha irşad etmek; dünya ve Âhiret’te yollarını nurlandırmak için gönderilmiştir. Bütün peygamberlerin daveti olan; İslâm’ın tebliği görevini omuzlarında taşımıştır. Onun sahabeleri de dünyayı nurlandıran karanlığın kandilleridirler. Bilmeliyiz ki Peygamber Efendimizin ve sahabelerin, Allâh yolunda verdikleri sadaka; dinimizde, bir defa vacip babında […]

NÜZÛL HADÎSİ

NÜZÛL HADÎSİ Değerli Müslümanlar! İmâm Hafız El-Irâkî’nin buyurduğu gibi, tefsirin en hayırlısı, varid olanın başka varid olanla açıklanmasıdır. Ehl-i Sünnet âlimleri tefsir yaparken şu kurala göre hareket etmektedirler. En güçlü tefsir ayetin başka bir ayetle tefsir edilmesiyle, hadisin âyetlerle tefsir edilmesiyle ya da hadisin başka bir hadis ile tefsir edilmesiyle olur. Bu kâide müteşâbih âyet […]

ŞEFÂAT

ŞEFÂAT “Şefâat” Arapça bir kelime olup lügatta; başkasından bir başkası için hayrı istemektir. Istılahta ise; Kıyâmet gününde şefâatçilerin, günahkâr olan Müslümanları Cehennem azabından kurtarmak için Allâh’tan af ve mağfiret dilemeleridir. Şefâat hem Kur’ân-ı Kerîm’le hem Hadîs-i Şerîf’lerle hem de âlimlerin icmaı ile sabittir. Allâh-u Teâlâ El-Bakarah Sûresi’nin 255. Âyet-i Kerîmesi’nde şöyle buyuruyor: ۞‭ ‬مَن‭ ‬ذَا‭ […]

ALLÂH’IN ADI TAHRİF EDİLEMEZ

ALLÂH’IN ADI TAHRİF EDİLEMEZ Allâh-u Teâlâ El-A’râf Sûresi’nin 180. Âyet-i Kerîmesi’nde şöyle buyuruyor: ۞‭ ‬وَلِلهِ‭ ‬الْاَسْمَاءُ‭ ‬الْحُسْنٰى‭ ‬فَادْعُوهُ‭ ‬بِهَا‭ ‬وَذَرُوا‭ ‬الَّذ۪ينَ‭ ‬يُلْحِدُونَ‭ ‬ف۪ٓي‭ ‬اَسْمَائِه۪ۜ‭ ‬سَيُجْزَوْنَ‭ ‬مَا‭ ‬كَانُوا‭ ‬يَعْمَلُونَ‭ ‬۞ Meâli: “En kemâl isimler Allâh’ındır. Bu kâmil isimlerle O’na dua ediniz! O’nun isimlerinde sapıklık edenleri ve uygun olmayan isimlerle O’nu isimlendirenleri terk ediniz! Onlar yaptıklarının cezasına […]

KADINLARIN ERKEKLERLE AYNI YERDE BULUNMALARININ HÜKMÜ

KADINLARIN ERKEKLERLE AYNI YERDE BULUNMALARININ HÜKMÜ Değerli Müslümanlar! قُلْ يَا اَهْلَ الْكِتَابِ لَا تَغْلُوا ف۪ي د۪ينِكُمْ غَيْرَ الْحَقِّ Manası: “De ki: Ey Kitap Ehli! Hakkın dışına çıkarak dîninizde aşırıya gitmeyin.” (El-Mâide / 77) Bil ki ey kardeşim! Dinde aşırılığa gidip Allâh’ın helal kıldığını haram; haram kıldığını da helal kılmak caiz değildir. İmam En-Nesâî’nin rivayet ettiği […]

DİN İLMİ KAÇ KISMA AYIRILIR?

DİN İLMİ KAÇ KISMA AYIRILIR? Din ilmi kaç kısma ayırılır? Din ilmi birçok kısma ayrılır, ancak bunların en önemlisi şu iki kısımdır: Farz-ı Ayn ve Farz-ı Kifâye. Allâh-u Teâlâ şöyle buyuruyor: ﴿ فَاعْلَمْ أَنَّهُ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَاسْتَغْفِرْ لِذَنْبِكَ وَلِلْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ﴾ Anlamı: “(Ey Muhammed!) Bil ki, Allâh’tan başka İlâh yoktur. Hem kendinin hem de […]

ZARÛRİ OLAN İTİKÂD BİLGİLERİ

ZARÛRİ OLAN İTİKÂD BİLGİLERİ Her mükellefin, İslâm dîni üzere olması, bu dinde daima sebat etmesi ve üzerine farz olan hükümlerin yükümlülüğünü üstlenmesi farzdır. Mükellef olanın, kelime-i şehâdeti her hâlükârda bilmesi, ona inanması ve kâfir ise anında söylemesi farzdır. Müslümanın da namazlarında Kelime-i Şehâdeti söylemesi vaciptir. Kelime-i Şehâdet: أَشْهَدُ‭ ‬أَنْ‭ ‬لَا‭ ‬إِلٰهَ‭ ‬إِلَّا‭ ‬اللهُ‭ ‬وَأَشْهَدُ‭ ‬أَنَّ‭ […]

RİDDE

RİDDE Her Müslüman’ın; imanını bozan ve İslâm’dan çıkmasına sebep olan Ridde’den koruması farzdır. Allâh bizi bundan korusun. Nevevî ve başka âlimler de buyurdular ki: “Ridde küfrün en çirkinidir.” Bu zamanda dikkatsizce konuşmak çokça yaygınlaşmıştır. Öyle ki bazıları küfür söz kullanarak dinden çıkar; fakat kullandıkları bu sözü, değil küfür günah olarak dahi görmezler. Bunu da Peygamber […]

MÜRTEDİN HÜKÜMLERİ

MÜRTEDİN HÜKÜMLERİ Riddeye düşenin ânında, onu İslam’dan ayıran şeyi terk etmesi ve Kelime-i Şehâdet’i getirerek İslâm dînine dönmesi farzdır. Ayrıca kendisinden hâsıl olan riddeden (küfürden) dolayı pişman olması ve bir daha küfre düşmemeye azmetmesi farzdır. Riddeye düşen kimse İslâm’a dönmez ise, halîfenin bu kimseden İslâm’a dönmesi talebinde bulunması farzdır. O kimseden İslâm’a dönmesinden başka hiçbir […]

FARZLARI YERİNE GETİRMEK VE HARAMLARDAN KAÇINMAK

FARZLARI YERİNE GETİRMEK VE HARAMLARDAN KAÇINMAK Her mükellefin, Allâh’ın farz kıldığı şeylerin hepsini yerine getirmesi farzdır. Bu farzları, Allâh’ın emrettiği gibi; rükünlerini ve şartlarını yerine getirerek ve onları bozacak şeylerden sakınarak eda etmesi de farzdır. Ayrıca her mükellefin, farzlardan birini terk edeni veya geçerli olmayacak şekilde yapanı gördüğünde; o kişiye bu ibâdetin doğrusunu emretmesi ve […]

TAHÂRET VE NAMAZ

TAHÂRET VE NAMAZ Gece ve gündüz olmak üzere, günde beş vakit namaz farzdır. Öğle Namazı: Vakti ise güneşin göğün ortasından, batıya doğru meyletmesiyle (yönelmesiyle) girer. İmâm Ebu Yûsuf ve imam Muhammed’e göre öğlen namazının vakti, herhangi bir cismin gölgesinin uzunluğunun, o cismin uzunluğu ile istivâ gölgesinin uzunluğunun toplamına ulaşmasıyla çıkar. İmam Ebû Hanîfe’ye göre ise […]

KIZ VE ERKEK ÇOCUKLARININ VELİLERİNE FARZ OLAN ŞEYLER

KIZ VE ERKEK ÇOCUKLARININ VELİLERİNE FARZ OLAN ŞEYLER Velilerin; mümeyyiz olup, hicrî yedi yaşını dolduran kız ve erkek çocuklarına, namazın hükümlerini öğretmeleri ve namaz kılmayı emretmeleri farzdır. Çocuklar on yaşından sonra namazı terk ederlerse velileri tarafından cezalandırılmalıdır. Bu durum, oruç tutmaya gücü yeten çocuklar için oruç konusunda da geçerlidir. Ayrıca velilerin çocuklara akâid bilgileri, farzlar […]

ABDEST

ABDEST Namazın şartlarından biri de abdesttir. Abdestin farzları dörttür: Yüzün tümünü üzerindeki kıllar dâhil olmak üzere yıkamak. Yüzün sınırı; uzunlamasına normalde saçın bittiği yerden çene altına kadar ve enine de kulak memesinden diğer kulak memesine kadar olan bölgedir. Eğer erkeğin sakalı sık ise dibine kadar yıkaması gerekmez. İki kolu dirseklerle beraber yıkamak Başın dörtte birini […]

İSTİNCA

İSTİNCA Ön veya arka avretten yaş olarak çıkan her şeyden, arınıncaya kadar suyla temizlenmek sünnet-i müekkede’dir.Ayrıca taş veya topaklanmış (dağılmayan) sert toprakla ya da bunların yerini tutan; sökücü ve tahir bir cisim ile o yeri necasetten eser kalsa dahi temiz oluncaya kadar silerek temizlemek sünnettir. Necâset çıktığı yerden yayılmadığı sürece, su bulunsa dahi bu özelliklere […]

GUSÜL ABDESTİ

GUSÜL ABDESTİ Namazın şartlarından birisi de büyük hadesten tahârettir. Bu ise gusül abdesti almak veya gusül abdesti almaktan âciz olan kimse için teyemmüm almakla olur. Gusül Abdesti Almayı Gerektiren Hâller: Meninin yerinden şehvetle ve fışkırarak bedenin dışına çıkması Meni çıkmasa dahi canlı insanla cinsel ilişkide bulunmak, yâni tenasül uzvunun ön ya da arka avrete girdirilmesi […]

TAHÂRETİN ŞARTLARI

TAHÂRETİN ŞARTLARI Müslüman olmak Yıkanması gereken bölgeye suyun ulaşmasını engelleyecek bir maninin bulunmaması Yıkanacak yerin üzerinden suyun akması Suyun temizleyici olması Yani suya karışan katı bir tahir maddenin parçaları ya da pişirilmesi nedeni ile suya galip gelerek suyu yaratıldığı nitelikten çıkarmaması gerekir. Örneğin; sirke, et suyu, gül suyu ve buna benzer olarak su olma özelliğini […]

TEYEMMÜM

TEYEMMÜM Suyu bulamayan veya sudan zarar gören kişi teyemmüm eder. Teyemmüm; taş, toprak ve kum gibi yer cinsinden olan şeylerle edilir. Ebû Yûsuf ise: “Teyemmümü ancak toprak veya kumla almak câizdir” demiştir. Teyemmüm; zikredilen toprak veya benzeri maddelere eller vurularak, namazın farzını mubah kılmaya veya buna benzer bir niyet ederek iki darp ile olur. Teyemmümde […]

HADES SEBEBİYLE HARAM OLAN ŞEYLER

HADES SEBEBİYLE HARAM OLAN ŞEYLER Abdestsiz olana yapması harâm olan şeyler şunlardır: Namaz kılmak Tavaf etmek Kur’ân-ı Kerîm’i taşımak Kur’ân-ı Kerîm’e dokunmak. Ancak Mushaf, bitişik olmayan kılıfın sapından taşınabilir. Mümeyyiz olan çocuğun Kur’ân-ı Kerîm’e, eğitim maksadıyla dokunmasına izin verilir. Cünüp olana yapması harâm olan şeyler şunlardır: Abdestsiz olana harâm olan şeyler Kur’ân-ı Kerîm okumak Camiye […]

NECASETTEN TAHÂRETLENMEK VE NAMAZIN DİĞER ŞARTLARI

NECASETTEN TAHÂRETLENMEK VE NAMAZIN DİĞER ŞARTLARI Namazın şartlarından bazıları da şunlardır: Müslüman olmak Bedenin, kıyafetin, namaz kıldığı yerin necâsetten arınık olması. Tabi ki bu durumlarda âlimlerin belirlediği tafsilat vardır. Cepte taşınan şişe gibi kişinin üzerinde taşıdıklarının necis olmaması Gözle görülen affedilmeyen necâseti suyla veya giderilmesinin geçerli olduğu başka bir şeyle gidermek farzdır. Gözle görülmeyen necâseti […]

NAMAZI BOZAN HALLER

NAMAZI BOZAN HALLER Namaz esnasında unutarak veya hükmü bilmemekten dolayı olsa da, anlamı olmayan bir kelime dahi konuşmak Eğer konuşma, kendi sesini işitecek seviyede ve son oturuşta teşehhüd miktarı oturmadan önce olursa namaz bozulur. Affedilmemiş necâseti taşımak İnsanların gündelik ve sıradan konuşmalarına benzer tarzda dua etmek Örtünmesi gereken uzuvlardan bir uzvun dörtte birinin (veya daha […]

NAMAZIN İÇİNDEKİ FARZLAR

NAMAZIN İÇİNDEKİ FARZLAR Namazın içindeki farzlar altı’dır: İftitâh Tekbîri Namaz kılanın, kendisini duyacak şekilde tekbîr getirmesi Ebû Yûsuf’a göre tekbîr lafzından başkası geçerli değildir. Kıyâm Farz namazlarda gücü yetenin ayakta durması Kıraat El-Fâtihah sûresi’ni okumak ise, farz olmayıp vâciptir. El-Fâtihah sûresini; içindeki şeddelerle, sırasına göre, Âyetler arasında büyük aralık bırakmadan ve harfleri mahreçlerinden çıkarıp manayı […]

NAMAZIN VÂCİPLERİ

NAMAZIN VÂCİPLERİ Namazın vacipleri şunlardır: Farz namazların ilk iki rekâtlarında El-Fâtihah sûresi’ni okumak Farz namazların ilk iki rekâtlarında, nafile ve vitir namazların ise tüm rekâtlarında El-Fâtihah sûresine bir sûre veya üç Âyet ilâve etmek Rükû ve secdede itminan etmek Ebû Yûsuf’a göre ise bu farzdır. Rükûdan sonra doğrularak rükûdan önceki hale dönmek ve bunda da […]

CEMÂAT NAMAZI

CEMÂAT NAMAZI Mükellef, hür ve mazereti olmayan erkeklerin beş vakit namazı cemaat ile kılmaları İmâm’a göre vâcibe yakın Sünnet-i Müekkede’dir; farz-ı kifâye olduğu da söylenmiştir. Bu kimselere, Cuma namazı kılınan şehirde ikamet ettikleri takdirde, Cuma namazını cemaat olarak kılmaları farz olur; köyde veya çadırda yaşayanlara farz değildir. Gittiği beldede ikamet etmeye niyet edene de Cuma […]

ME’MÛM OLANIN (İMAMA UYANIN) UYMASI GEREKEN HUSUSLAR

ME’MÛM OLANIN (İMAMA UYANIN) UYMASI GEREKEN HUSUSLAR İmama tâbi olanın, Cuma namazı ve cemâat ile kılınan diğer namazlarda şu hususları yerine getirmesi gerekir: Ayakta dururken imâmın önüne geçmemek Susarak imâmın kıraatını dinlemek İmâma uymadığı takdirde muhalefeti belli olacak fiili rükünler ve vâciplerde imâma tâbi olup, o yaparsa yapmak, yapmazsa yapmamak Dolayısıyla imamı, bir fiili rükünle […]

ÖLÜNÜN TEÇHÎZİ VE CENÂZE NAMAZININ KILINIŞI

ÖLÜNÜN TEÇHÎZİ VE CENÂZE NAMAZININ KILINIŞI Canlı olarak doğan her Müslüman ölünün yıkanması, kefenlenmesi, cenâze namazının kılınması ve defnedilmesi farz-ı kifâyedir. İmâm Ebû Yûsuf’a göre, düşük sonucu ölü doğan kimse ise, yıkanır, kefenlenir ve defnedilir. Ancak bütün rivayetlerin ittifakıyla cenaze namazı kılınmaz. İmâm Muhammed’e göre ise ne yıkanır ne de cenaze namazı kılınır. Kâfirlere karşı […]

ÖLÜNÜN KEFENLENMESİ

ÖLÜNÜN KEFENLENMESİ Ölüyü kefenlemenin en azı: Erkekler için tüm bedeni örten iki parça kumaş; izâr ve sargıdır. Yakasız gömlek giydirmek ise sünnettir. Bayan için tüm bedeni örten üç parça kumaş; izâr, himâr ve lifâfedir. Bundan azı zaruret olmadıkça tahrîmen mekruhtur. Yakasız gömlek ve hırka ise sünnettir. Cenâze Namazının Rükünleri: Kıyâm Tekbîrleri getirmek Cenâze Namazının Şartları: […]

ZEKÂT

ZEKÂT ZEKÂT Şu malların zekâtını vermek farzdır: Deve Sığır Davar İmâm Ebû Hanîfe’ye göre atlarda zekât vardır. Ancak İmâm Ebû Yûsuf ve İmâm Muhammed’e göre atlarda zekât yoktur. Fetva edilen görüş de budur. Ekinler Meyveler Altın Gümüş Define Altın ve gümüşten olan kadın ziyneti Eriyen ve dövülebilen katı madenler Ticaret malları Ayrıca fitre zekâtını vermek […]

ZEKÂT KİMLERE VERİLİR?

ZEKÂT KİMLERE VERİLİR? Zekât, beldedeki şu sekiz sınıf insandan bulunanlara verilir: Fakirler Miskinler Halîfenin emri ile zekât toplayan görevliler Müellefe-i Kulûb Bu sınıf Peygamber Efendimizin vefatından sonra bulunmadığı için zikredilen sekiz sınıftan müstesnadır. Çünkü Efendimiz Ömer’in buyurduğu gibi Peygamber Efendimiz bu sınıfa kalplerini İslam’a ısındırmak için zekât malından verirdi. Ancak günümüzde Allâh-u Teâlâ dinini güçlendirmiştir. […]

ORUÇ

ORUÇ Ramadân ayı orucunu tutmak her mükellef Müslümana farzdır. Aybaşı ve nifas hâlinde olan kadınların oruç tutmaları câiz değildir ve geçerli de olmaz. Ancak oruç tutmadıkları günleri, kazâ olarak tutmaları farzdır. Namazın kısaltılması vacip olan yolculukta seferî olan kimselere oruç tutmak zor gelmese dahi, tutmamaları câizdir. Oruç tutmalarından dolayı zarar görmekten korkan hasta, hamile ve […]

HAC

HAC Hür, mükellef ve Müslüman olan bir kimse; borcu, ona layık olan mesken ve kıyafet ile vermekle yükümlü olduğu nafaka dışında; Hacca gidiş, dönüş ve orada kaldığı süre zarfında olan ihtiyaçlarını karşılayabilecek miktarda mala sahip ise bu kimseye, yolun güvenli olması şartıyla Hac vazifesini hemen yerine getirmek farzdır. Hanımlarda bu şartların yanı sıra, bulunduğu yer […]

PEYGAMBERİMİZİN KABRİNİ ZİYARET ETMEK

PEYGAMBERİMİZİN KABRİNİ ZİYARET ETMEK Peygamber efendimizin kabrini ziyaret etmek icmâ ile Allâh’ın sevdiği (râzı olduğu) amellerdendir. Onun kabrini ziyaret etmek veya yolculuğa bu kasıtla çıkmak hayırlı bir ameldir. Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur: مَنْ‭ ‬زَارَ‭ ‬قَبْرِي‭ ‬وَجَبَتْ‭ ‬لَهُ‭ ‬شَفَاعَتِي Mânâsı: “Benim kabrimi ziyaret eden, şefâatimi hak etmiştir.” (Ed-Dârakutnî) Bu Hadîs-i Şerîf’in hasen rütbesinde olduğunu İmam Hafız […]

MUÂMELÂT

MUÂMELÂT Mükellef olan Müslüman’ın herhangi bir şeye girmeden önce, Allâh-u Teâlâ’nın bu şeyde neyi haram, neyi helâl kıldığını öğrenmesi farzdır. Çünkü Allâh-u Teâlâ bizlere bazı konularda sorumluluk yüklemiştir. Dolayısıyla bu sorumluluklara riayet etmemiz gerekir. Rabbimiz alışverişi helâl, fâizi ise haram kılmıştır. Dinimiz, el takısı ile bu alışverişin belirli bir alışveriş olduğunu bildirmiştir. Bu alışveriş de […]

FAİZ (RİBÂ)

FAİZ (RİBÂ) Faizin muamelesi, yenmesi, alınması, yazılması ve ona şahitlik edilmesi haramdır. Faiz: Aynı cinsten olup, tartılan veya ölçülen şeyleri, kendi cinsi karşılığında daha fazlasına veya teslimi geciktirme şartı ile ya da teslim etmeden meclisten ayrılarak satmaktır. Ancak tartılan veya ölçülen şeyler farklı cinslerden olup bir biri karşılığında satılırsa birinin fazla olması caizdir, ancak geciktirme […]

BAZI ALIŞVERİŞ HÜKÜMLERİ

BAZI ALIŞVERİŞ HÜKÜMLERİ Sahih olan görüşe göre et karşılığında canlı havyan satmak caizdir. Teslim alınmayan bir malı satmak haramdır. Aynı şekilde tartma veya ölçme şartıyla satın alınan mal tartılıp ölçülmeden satılamaz. Borcu borca satmak haramdır. Fudûlî olan kimsenin yani mülk sahibi veya vekil olmayan kişinin satışı haramdır. Şayet bu malı bir başkasına satarsa, mevkuf (askıya […]

NAFAKA

NAFAKA Maddi imkânı olanın, fakir olan anne-babasının ve yaşının küçüklüğünden, hastalığından ya da yatalak olduğundan dolayı çalışacak güce sahip olmayıp kendi nafakasını temin edemeyen evlatlarının nafakasını temin etmesi farzdır. Erkeğe; hanımının nafakasını, giyeceğini, barınacağı yeri ve mehrini vermesi farzdır. Henüz kendisiyle gerdeğe girmeden ve baş başa kalmadan boşadığı hanımın mehri belirlenmemiş ise mut’a hakkı vardır. […]

KALBİN FARZLARI

KALBİN FARZLARI Allâh’a ve Allâh’ın bildirdiklerine iman etmek Allâh’ın rasûlüne ve onun bildirdiklerine iman etmek İhlaslı olmak, yani ibadetleri sadece Allâh rızası için yapmak İşlenen günahlardan dolayı pişmanlık duymak Allâh’a tevekkül etmek Her an, Allâh’ın bizden haberdar olduğunun bilincinde olmak Allâh’tan razı olmak yâni Allâh’ın takdirine teslim olup, itiraz etmemek İslâm dininin sembollerini yüceltmek Allâh’a, […]

ORGANLARIN GÜNAHLARI

ORGANLARIN GÜNAHLARI Kalbin Günahlarının bazıları şunlardır: Hayırlı amellerde riyakârlık etmek Hayırlı amelleri insanlar için, yani insanların kendisini övmesi için yapmak riyadır ve riya amelin sevabını yok eder. Ucub Yani yaptığı ibadetleri kendisinden bilip, bunların Allâh’ın muvaffak kılmasıyla olduğunu hatırlamaktan gâfil olmak Allâh’ın varlığından şüphe etmek Emin ve yeis Allâh’ın kullarına kibirlenmek Yani bir kimsenin hakkı […]

TEVBE BÖLÜMÜ

TEVBE BÖLÜMÜ Her mükellefin işlemiş olduğu büyük veya küçük günahlardan dolayı derhal tevbe etmesi farzdır. Tövbenin Rükünleri: Pişmanlık duymak İşlenen günahı terk etmek İşlenen günahı bir daha işlememeye kesin olarak azmetmek İşlenen günah, kazayı gerektiren bir farzı terk etmek ise, hemen bunların kazasını yerine getirmek İşlenen günah, kul hakkı ise, bu kimselere hakları ya iade […]

Şehâdetin Birinci Kısmının Mânâsı

Şehâdetin Birinci Kısmının Mânâsı: Biliyorum, kalbimle inanıyor ve dilimle itirâf ediyorum ki, ibâdeti hak eden sâdece Allâh’tır. O; El-Vâhid, El-Ehad, El-Evvel, El-Kadîm, El-Hayy, El-Kayyûm, Ed-Dâim, El-Ĥâlik, Er-Râzik, El-Âlim, El-Kadîr ve dilediğini yapandır. Allâh’ın dilediği olur, dilemediği ise olmaz. O’nun koruması olmadan günahlardan korunulamaz ve O’nun yardımı olmadan, tâatte bulunulamaz. Allâh, kendisine layık kâmil sıfatlarla mevsuf […]

DİN İLMİ KAÇ KISMA AYRILIR ?

DİN İLMİ KAÇ KISMA AYRILIR ? Din ilmi birçok kısma ayrılır ama en önemli kısımları iki tanedir: Farz-ı ayn ve Farz-ı Kifaye. Allâh-u Teâlâ şöyle buyurmuştur: قُلْ هَلْ يَسْتَوِي الَّذِينَ يَعْلَمُونَ وَالَّذِينَ لا يَعْلَمُونَ Anlamı:“ De ki, hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?!” Yani bilenlerle bilmeyenler bir olmazlar. Din ilmindeki “Farz-ı Ayn” ilim nedir? Dinde […]

İSLAM DİNİNE GİRMESİ VE ŞERİATA GÖRE AMEL ETMESİ GEREKEN MÜKELLEF KİMDİR?

İSLAM DİNİNE GİRMESİ VE ŞERİATA GÖRE AMEL ETMESİ GEREKEN MÜKELLEF KİMDİR? Mükellef; akıllı, baliğ (ergenlik çağına girmiş) ve kendisine davetin aslı olan Kelime-i Şahadetin ulaştığı kimsedir. Erkekler için “büluğun” iki alameti vardır. Bunlar: 1-Meninin gelmesi veya 2- Hicri 15 yaşın doldurulması. Bayanlar için ise “buluğun” üç alameti vardır. Bunlar: 1-Meninin gelmesi 2-Hayız kanının gelmesi veya […]

MUTTAKİ KUL KİMDİR?

MUTTAKİ KUL KİMDİR? Muttaki kul; farzları eda edip haramlardan sakınan kimsedir. Her kim bu hal üzerine ölürse azap çekmeden Cennet’e girecektir. Allâh-u Teâlâ şöyle buyuruyor: أُولَئِكَ الَّذِينَ صَدَقُوا وَأُولَئِكَ هُمُ الْمُتَّقُونَ Anlamı:“ İşte bunlardır o sadıklar ve işte bunlardır o müttekiler.” Peygamber Efendimiz bir hadis-i şerifte şöyle buyuruyor: إِنَّ أَوْلَى النَّاسِ بِى الْمُتَّقُونَ مَنْ كَانُوا […]

Din İlmindeki “Farz-ı Kifaye” İlim Nedir?

Din İlmindeki “Farz-ı Kifaye” İlim Nedir? Dinde öğrenilmesi gereken “Farz-ı Kifaye” ilmi; İslâm’ın, Müslümanın bizzat kendisine değil Müslümanların topluluğuna yüklediği ilimdir. Kur’an-i Kerimi’i ezberlemek, cenaze namazı kılmak ve dalalet ehline reddiye hazırlamak gibi. Bir âyette de ilmin ehemmiyetini Allâh-u Teâlâ bizlere şöyle bildirmiştir: فَلَوْلَا نَفَرَ مِنْ كُلِّ فِرْقَةٍ مِنْهُمْ طَائِفَةٌ لِيَتَفَقَّهُوا فِي الدِّينِ وَلِيُنْذِرُوا قَوْمَهُمْ […]

İslâm’a Girmek İçin Kelime-i Şehâdeti Arapça Söylemek Şart Mıdır?

İslâm’a Girmek İçin Kelime-i Şehâdeti Arapça Söylemek Şart Mıdır? İslâm’a girmek için; أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ اللّه ُوَ أَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّداً رَسُولُ اللَّهِ “Eşhedu en lâ İlâhe illellâh ve eşhedu enne Muhammeden Resûlullâh” lafzı şart mıdır? Kelime-i Şahadeti aynen söylemek şart değildir. Kelime-i Şahadetin manasını veren ‘Allâh’tan başka İlâh yoktur ve Muhammed Allâh’ın Nebisidir’ […]

Kelime-i Şehadet’in Birinci Kısmının Mânâsı

Kelime-i Şehadet’in Birinci Kısmının Mânâsı Kelime-i Şahadetin birinci kısmı olan لاَ إِلهَ إِلاَّ اللّه Lâ İlâhe illallâh”, yani Allâh’tan başka İlâh yoktur” ibaresinin anlamı nedir? لاَ إِلهَ إِلاَّ اللّه Lâ İlâhe illallâh” yani Allâh’’tan başka hiçbir şey ibadete müstahak değildir veya Allâh’tan başka hakkıyla ibadet edilecek hiçbir şey yoktur. Başka bir deyimle Allâh’tan başka hiç […]

İslâm Dini, Semavî, İlâhî Tek Hak Dindir. İslâm Dininden Başka Doğru Bir Din Yoktur.

İslâm Dini, Semavî, İlâhî Tek Hak Dindir. İslâm Dininden Başka Doğru Bir Din Yoktur. Allâh-u Teâlâ şöyle buyuruyor: إِنَّ الدِّينَ عِنْدَ اللَّهِ الإسْلامُ “Allâh nezdinde hak din, İslâm dinidir.” Yine Allâh-u Teâlâ şöyle buyuruyor: وَمَنْ يَبْتَغِ غَيْرَ الإِسْلامِ دِينًا فَلَنْ يُقْبَلَ مِنْهُ وَهُوَ فِي الآخِرَةِ مِنَ الْخَاسِرِينَ Anlamı: “Her kim İslâm’dan başka bir din edinirse, […]

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön