Riddeye düşenin ânında, onu İslam’dan ayıran şeyi terk etmesi ve Kelime-i Şehâdet’i getirerek İslâm dînine dönmesi farzdır. Ayrıca kendisinden hâsıl olan riddeden (küfürden) dolayı pişman olması ve bir daha küfre düşmemeye azmetmesi farzdır.
Riddeye düşen kimse İslâm’a dönmez ise, halîfenin bu kimseden İslâm’a dönmesi talebinde bulunması farzdır. O kimseden İslâm’a dönmesinden başka hiçbir şey kabul edilmez. Aksi halde cezalandırılır.
Halîfe, bu kişinin riddeye düşmüş olduğuna hükmedebilmesi için âdil olan iki şâhidin şâhitliğine veya riddeye düşenin kendi itirafına itimat eder.
Riddeye düşenin, orucu bozulur. Aynı zamanda, ister gerdekten önce ister sonra riddeye düşenin nikâhı da bozulur. Müslüman kadınla da, Müslüman olmayan kadınlarla da nikâhı geçerli olmaz. Kestiği hayvanın eti harâmdır. Miras alamaz, miras bırakamaz, cenaze namazı kılınmaz, yıkanmaz, kefenlenmez ve Müslümanların mezarlıklarına defnedilmez. Malı ise fey’dir. Yani sağlam bir beytülmal var ise beytülmala verilir. Yoksa salih bir adam o malı alıp Müslümanlara faydalı bir şeyde kullanabiliyor ise bunu yapar.