RİDDE

afdhal-n-sxmN4wiShjE-unsplash

Her Müslüman’ın; imanını bozan ve İslâm’dan çıkmasına sebep olan Ridde’den koruması farzdır. Allâh bizi bundan korusun.
Nevevî ve başka âlimler de buyurdular ki: “Ridde küfrün en çirkinidir.”
Bu zamanda dikkatsizce konuşmak çokça yaygınlaşmıştır. Öyle ki bazıları küfür söz kullanarak dinden çıkar; fakat kullandıkları bu sözü, değil küfür günah olarak dahi görmezler.
Bunu da Peygamber Efendimizin şu Hadîs-i Şerîf’i doğrulamaktadır:
إِنَّ‭ ‬الْعَبدَ‭ ‬لَيَتَكَلَّمُ‭ ‬بِالْكَلِمَةِ‭ ‬لَا‭ ‬يَرَى‭ ‬بِهَا‭ ‬بَأْسًا‭ ‬يَهْوِي‭ ‬بِهَا‭ ‬فِي‭ ‬النَّارِ‭ ‬سَبْعِينَ‭ ‬خَرِيفًا
Manası: “Kul öyle bir söz söyler ki, bunda bir sakınca görmez, oysa söylemiş olduğu sözden dolayı, Cehennem’in 70 yıl mesafelik derinliğine iner.”
Hadîs-i Şerîf’te geçen mesafe Cehennem’in dibi olup, kâfirlere has bir yerdir.
Bu Hadîs-i Şerîf’i İmâm Tirmizî rivâyet etmiş ve “Hasen Hadîs” olduğunu bildirmiştir.
Bu Hadîs-i Şerîf’le aynı manaya gelen, İmâm Buhârî ve İmâm Müslim’in rivâyet ettiği başka bir Hadîs-i Şerîf daha vardır. Bu Hadîs-i Şerîf, küfre düşmek için hükmü bilmenin, kalbin razı olmasının veya söylenen lâfzın manasına inanmanın şart olmadığına delildir. Yani bu mesele “Fıkhu’s Sunneh” adlı kitabın yazarının dediği gibi değildir.
Keza sinirli olmamak da küfre düşmek için şart değildir. Hâfız İmâm Nevevî Hanefi mezhebi âlimlerinden naklederek bu konuya şu örneği vermiştir: “Şayet bir kimse çocuğuna veya kölesine sinirlenip onu şiddetli bir şekilde döverse ve birisi ona: ‘Sen Müslüman değil misin?’ dediğinde, o da ona kasıtlı olarak (dil sürçmesi olmaksızın): ‘Hayır’ derse küfre düşer (İslâm’dan ayrılır).”
Ridde (İslâm’dan ayrılma) üç kısma ayrılır: İtikâdî, Lafzî ve Fiilî Küfür. Ridde’nin bu üç kısmının her biri de kendi içinde birçok dala ayrılır.
İtikâdî Küfre Örnekler:
Allâh’ın varlığından, Allâh’ın Resulünden, Kur’ân-ı Kerîm’den, Âhiret Gününden, Cennet’ten, Cehennem’den, sevaptan, azaptan veya hakkında icmâ olan benzeri şeylerden şüphe etmek
Bu âlemin cinsi ve fertleriyle ezelî olduğuna veya âlemin sadece cinsinin ezelî olduğuna inanmak
İlim sıfatı gibi Allâh hakkında icmâ ile vacip sıfatlardan birini inkâr etmek
Cisim gibi Allâh’ın icmâ ile tenzîh edilmesi gereken bir şeyi Allâh’a isnâd etmek
Zinâ, livata, haksız yere bir Müslüman’ı öldürme, hırsızlık ve gasp gibi icmâ ile harâm olup bilinmesi dinde zarûri olan şeylerin, harâm olduğunu bildiği halde helâl olduğunu iddiâ etmek
Alışveriş ve nikâh gibi helâl olduğu açıkça bilinen şeylerin harâm olduğuna inanmak
5 vakit Namaz, onlardaki bir secde, Zekât, Ramadân orucu, Hac ve abdest gibi farz olduğu konusunda icmâ olan bir amelin farz olduğunu inkâr etmek
Farz olmadığına dair icmâ olan bir şeyi farz saymak
Dînimizce talep edildiği icmâ ile sâbit olan bir şeyi inkâr etmek
Küfre düşmeye veya zikredilenlerden herhangi birini yapmaya azmetmek veya yapıp yapmamakta tereddüt etmek
Ancak kalpte bu tür düşüncelerin istemdışı oluşması (inanmadıkça) küfre düşürmez.
Ebû Bekir radiyallâhu anh’ın sahâbî olduğunu inkâr etmek
Peygamber olduğu konusunda icma olan Peygamberlerden herhangi birisinin Peygamberliğini inkâr etmek
İcmâ ile Kur’ân-ı Kerîm’de varlığı sâbit olan bir harfi, onda olduğunu bildiği halde inkâr etmek veya icmâ ile Kur’ân-ı Kerîm’de bulunmadığı sabit olan bir harfin, inadına onda olduğuna inanmak
Bir Peygamberi yalanlamak, ona noksanlık nispet etmek veya onu küçümseme kastıyla adını küçültmek
Peygamber Efendimiz Muhammed’den sonra yeni bir Peygamberin gelebileceğinin mümkün olduğuna inanmak
Allâh’ın hiç kimseyi affetmeyeceğine inanarak Allâh’ın rahmetinden ümidi kesmek
Allâh’ın hiç kimseyi azaplandırmayacağına inanarak, rahmetinden emin olmak
Fiilî Küfre Örnekler:
İster ibâdet kastıyla olsun ister olmasın puta, aya veya güneşe secde etmek
İnsana ibâdet maksadıyla secde etmek
Kur’ân-ı Kerîm’in sayfalarını küçümseme kastı olmasa dahî pisliğe atmak
Aynı şekilde Hadîs-i Şerîf kitapları, dînî ibâreler içeren her hangi bir kâğıdı, Allâh’ın ismi, bir peygamberin ismi veya bir meleğin ismini içeren kâğıdı pisliğe atmak
Kur’ân-ı Kerîm’i tedâvi maksadıyla dahi olsa, idrarla yazmak
Kâfirlerin sembollerini yüceltme amacıyla asmak
Lâfzî Küfre Örnekler:
Bunlar sayılamayacak kadar çoktur; bunlardan bazıları şunlardır:
Müslüman’a, benzetme kastıyla değil de kendisine hitap edilenin üzerinde olduğu dînin küfür, Yahûdîlik, Hristiyanlık veya dinsizlik olduğunu kastederek, şöyle demek: “Ey kâfir!”, “Ey Gâvur!”, “Ey Yahudi!”, “Ey Hristiyan!” veya “Ey dinsiz!”
Allâh-u Teâlâ’nın isimlerinden herhangi birisiyle, O’nun isimlerinden olduğunu bildiği halde alay etmek
Allâh-u Teâlâ’nın vaadi olduğunu bilerek Allâh’ın Cennet ve Cehennem gibi vaad ettiği şeylerle alay etmek
Alay edercesine veya şeriata inâden şöyle demek: “Allâh bile bunu bana emretse, yapmayacağım.”; “Kıble şu yönde olsa bile, ben o yöne namaz kılmam.” veya “Allâh bana Cennet’i verse bile, ben ona girmem.”
Ayrıca şöyle demek: “Hastalığıma rağmen, Allâh beni namaz kılmadığım için cezâlandıracaksa, bana zulmetmiş olur.”
Hâsıl olan (meydâna gelen) herhangi bir şeyin Allâh’ın takdîri ile olmadığını söylemek
Ayrıca şöyle demek: “Peygamberler veya Melekler, ya da bütün Müslümanlar falanca şeye şâhitlik etseler dahi, onların şâhitliğini kabul etmem.”
Alay etmek kastıyla şöyle demek: “Filan şey sünnet olsa dahi ben bunu yapmam.”
Yine şöyle demek: “Falanca kişi peygamber olsa da ben ona inanmam.”
Bir âlim dînî bir fetvâ verdiğinde, şerîatın hükmüyle alay edip, fetvâyı veren âlime itiraz ederek şöyle demek: “Bu ne biçim bir şerîattır?”
Bütün âlimleri kapsayacak şekilde şöyle demek: “Bütün âlimlere lânet olsun.”
Ancak bütün âlimleri kapsamayacak şekilde, yâni kendi zamanındaki ulemâyı kast ederek ve gerçekten zamânındaki ulemâyı kastettiğinin göstergesi olarak, bir bölgenin fâsid ulemâlarını anarken ve anmış olduğu o ulemâların fâsid olduklarını düşünerek: “Her âlime lânet olsun.” derse küfre düşmez. Fakat günaha düşmekten kurtulmuş olmaz.
Aynı şekilde şöyle demek: “Allâh’tan, Meleklerden, Peygamberden, dini kurallardan veya İslâm’dan berîyim.”
Allâh’ın hükmüyle alay ederek şöyle demek: “Allâh’ın hükmünü tanımıyorum.”

Bir kimse, bir bardak doldurduktan sonra “وَكَأْسًا‭ ‬دِهَاقًا ” [En-Nebe’ Sûresi 34.] Âyet-i Kerîmesi’ni veya içecek boşaltırken “‭ ‬فَكَانَتْ‭ ‬سَرَابًا ” [En-Nebe’ Sûresi 20.] Âyet-i Kerîmesi’ni veyahut bir şey tartar veya ölçerken “‭ ‬وَإذَا‭ ‬كَالُوهُمْ‭ ‬أَو‭ ‬وَزَنُوهُمْ‭ ‬يُخْسِرِونَ ” [El-Mutaffifîn Sûresi 3.] Âyet-i Kerîmesi’ni veya bir topluluk gördüğünde “‭ ‬وَحَشَرْنَاهُمْ‭ ‬فَلَمْ‭ ‬نُغَادِرْ‭ ‬مِنْهُمْ‭ ‬أَحَدًا ” [El-Kehf Sûresi 47.] Âyet-i Kerîmesi’ni manalarıyla alay edercesine okursa küfre düşer. Aynı şekilde Kur’ân-ı Kerîm’in her hangi bir Âyetini alay etme kastıyla kullanırsa küfre düşer. Ancak bu kasıt dışında kullanırsa küfre düşmez, lâkin harama düşmüştür.
Ayrıca bir peygambere veya bir meleğe sövmek
Aynı şekilde şöyle demek: “Namaz kılarsam kavat olayım.”
Kişinin şöyle demesi: “Ben namaz kılmaya başladığımdan beri hayır (fayda) görmedim.” veya alay edercesine: “Namaz bana göre değil” demek
Müslüman’a şöyle demek: “Ben senin ve senin Peygamberinin de düşmanıyım.”
Peygamber Efendimiz’in soyundan olan birisine, Peygamber Efendimizi kastederek şöyle demek: “Ben senin ve senin dedenin de düşmanıyım.” Aynı şekilde bu sözlere benzer kötü ve çirkin sözleri söylemek kişiyi îmandan eder.
Allâh bizleri bunlardan korusun.
Kâide: Allâh’ı, Allâh’ın kitaplarını, Peygamberlerini, Meleklerini, dîninin sembollerini, hükümlerini veya Allâh’ın (Cennet ve Cehennem gibi) vaatlerini hafife almayı ifâde eden her îtikât, fiil veya söz küfürdür.
İnsan her hâlükârda küfrün çeşitlerine düşmemeye ve onlardan korunmaya gayret etmelidir.

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön