“Allâh-u Teâlâ Ezeli, Ebedi, değişmeyen ve yenilenmeyen bir İlimle mevsuf olup, her şeyi önce bilendir.”
Allâh-u Teâlâ; geçmişi, geleceği, şimdi hasıl olanı, zihinlerde tasavvur edilenleri, kalplerden geçeni bilendir. O, herşeyi bilendir.
Allâh-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
وَعِنْدَهُ مَفَاتِحُ الْغَيْبِ لا يَعْلَمُهَا إِلا هُوَ وَيَعْلَمُ مَا فِى الْبَرِّ
و الْبَحْرِ وَمَا تَسْقُطُ مِن وَرَقَةٍ إِلا يَعْلَمُهَا وَلاحَبَّةٍ فِى ظُلُمَاتِ الأَرْضِ وَلا رَطْبٍ وَلا يَابِسٍ إِلا فِى
كِتاَبٍ مُّبِينٍ
Anlamı: “Gaybın anahtarları Allâh nezdindedir. Onları ancak O bilir. O, karada ve denizde olanı bilir. Düşen yaprağı, yerin karanlıklarında olan taneyi de bilir. Yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır.”