Allâh’ın Zatın ezeli olduğu gibi sıfatları da ezelidir. Allâh’ın Zatı ezeli olduğundan muhakkak ki, sıfatlarının da ezeli olması gerekir. Sıfatları yaratılmış olsaydı, o zaman zatı da yaratılmış olurdu.
İmam Ebu Hanife şöyle buyuruyor:
فَصِفَاتُهُ غَيْرُ مَخْلُوقَةٍ وَلا مُحْدَثَةٍ، وَالتَّغَيُّرُ وَالاِخْتِلافُ فِي الأَحْوَالِ يَحْدُثُ فِي الْمَخْلُوقِينَ، وَمَنْ قَالَ إِنَّـهَا مُحْدَثَةٌ أَوْ مَخْلُوقَةٌ أَوْ تَوَقَّفَ فِيهَا أَوْ شَكَّ فِيهَا فَهُوَ كَافِرٌ
Anlamı:“ Allâh-u Teâlâ’nın sıfatları yaratılmış değildir. Yaratılmışlarda olan değişime uğrama gibi durumlardan münezzehtir. Kim “Allâh’ın sıfatları sonradan olmuştur veya yaratılmıştır” derse veya duraklarsa (yani “yaratılmıştır veya yaratılmamıştır demem” gibi ) veya şüphe ederse İslâm Dini’nden ayrılır.”