Şehâdetin Birinci Kısmının Mânâsı:

camel-train-3408458_1920

Biliyorum, kalbimle inanıyor ve dilimle itirâf ediyorum ki, ibâdeti hak eden sâdece Allâh’tır. O; El-Vâhid, El-Ehad, El-Evvel, El-Kadîm, El-Hayy, El-Kayyûm, Ed-Dâim, El-Ĥâlik, Er-Râzik, El-Âlim, El-Kadîr ve dilediğini yapandır.
Allâh’ın dilediği olur, dilemediği ise olmaz. O’nun koruması olmadan günahlardan korunulamaz ve O’nun yardımı olmadan, tâatte bulunulamaz.
Allâh, kendisine layık kâmil sıfatlarla mevsuf olup, O’nun hakkında noksanlık sayılan bütün sıfatlardan münezzehtir.
“Allâh hiçbir şeye benzemez; O, İşiten ve Görendir”1 Kadîm (başlangıçsız) olan O’dur, O’ndan başka her şeyin başlangıcı vardır. Yaratan O’dur; O’ndan başka her şey yaratılmıştır. Dolayısıyla var olan her şey, yani bütün hacimler ve ameller; gerek zerreden Arş’a kadar olan cisimler, gerekse kulların bütün hareketleri, durgunlukları, niyetleri ve havatırı2 Allâh’ın yaratmasıyla meydana gelmektedir. Bunları, Allâh’tan başka hiç kimse yaratmamıştır; ne tabîat3 ne de illet4. Bilakis bunlar da, Allâh’ın dilemesi, kudreti, takdîri1 ve ezelî olan ilmiyle var olmuştur.
Yüce Rabbimiz El-Furkân Sûresi 2.ayetinde meâlen şöyle buyurmuştur:
“Allâh her şeyi yaratmıştır.”
Yâni Allâh, her şeyi yoktan var etmiştir. Bu anlamda (yaratmak) kelimesi Allâh’tan başkasına isnat edilemez
Allâh-u Teâlâ Kur’ân-ı Kerîm’de Fâtır Sûresi 3.ayetinde meâlen şöyle buyurmuştur:
“Allâh’tan başka yaratıcı mı var!”
İmâm Nesefî şöyle buyurmuştur: “Eğer bir insan cama bir taşla vurup camı kırarsa; vurma, kırma ve kırılma Allâh-u Teâlâ’nın yaratmasıyladır.” Çünkü kul sadece kesb eder, yaratmak ise Allâh’a hastır.
Allâh-u Teâlâ Kur’ân-ı Kerîm’de El-Bakarah Sûresi 286.ayetinde meâlen şöyle buyurmuştur:
“Kişinin kesb ettiği hayırlar onun lehinedir (faydasınadır), kesb ettiği kötü ameller de onun aleyhinedir (ona zarar verir).”
Allâh’ın Kelâm’ı, diğer sıfatları gibi başlangıçsızdır. Çünkü Allâh-u Teâlâ’nın zâtı, sıfatları ve fiili yaratılmışların zâtına, sıfatlarına ve fiillerine benzemez. Allâh, zalimlerin söylediklerinden kesinlikle yüce ve münezzehtir.
Şimdiye kadar zikredilenlerden özetle anlaşılıyor ki; Allâh’ın, Kur’ân-ı Kerîm’de ve Hadîs-i Şerîf’lerde, lâfzen veya mana olarak çokça zikredilen 14 sıfatı vardır. Bunlar:
el-Vucûd,el-Vahdâniyyeh,el-Kıdem,el-Bekâ,el-Kiyâmu Bi’n-Nefs,el-Kudrah, el-İrâdeh, el-İlm, el-Sem, el-Bašar, el-Hayât, el-Kelâm, el-Muĥâlefetu Li’l-Havâdis, et-Tekvîn.
İşte bu sıfatlar, dîni naslarda çokça zikredildiği için âlimler bu sıfatların bilinmesinin farz-ı ayn olduğunu bildirdiler. Allâh’ın zatının ezelî olması, sıfatlarının da ezelî olmasını gerektirir. Zira sıfatların sonradan var olması, zâtın da sonradan var olmasını gerektirir.

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön